Dünya üzerinde tüm kadınlar ırk,
sınıf, dil, din, eğitim, sosyal statü vb. gözetmeksizin şiddete maruz kalma
riski ile karşı karşıyadır; bu nedenle kadına yönelik ve aile içi şiddetle
mücadele sadece ulusal değil uluslararası boyutta da değerlendirilmekte,
uluslararası sözleşmeler yapılmaktadır. Uluslararası sözleşmeler, ulusal alanda
yasal düzenlemelerin değiştirilmesi ve geliştirilmesinde itici birer güçtür.
Anayasamızın 90. Maddesinin 5.fıkrası hükmü gereğince “Usulüne göre yürürlüğe
konulmuş temel hak ve özgürlüklere ilişkin milletler arası antlaşmalarla
kanunların aynı konuda farklı hükümler içermesi nedeniyle çıkabilecek
uyuşmazlıklarda” ilgili sözleşme hükümleri esas alınır.
Birleşmiş Milletler Kadınlara Karşı Her Türlü Ayrımcılığın Önlenmesi
Sözleşmesi
Kadına yönelik şiddetle
mücadeleye zemin hazırlayan sözleşmelerden biri olan ve kadınların insan
hakları bildirisi olarak da tanımlanan BM Kadınlara Karşı Her Türlü
Ayrımcılığın Önlenmesi Sözleşmesi (CEDAW) 1981’de yürürlüğe girmiş, Türkiye
1985 yılında sözleşmeye taraf olmakla CEDAW’ın iç hukuktaki yerini kabul
etmiştir. Başta anayasa olmak üzere eşitliğe aykırı tüm yasaların
değiştirilmesi, eşitliğin yaptırımcı uygulamalarla sağlanması ve cinslerin
birbirine üstünlüğü üzerine kurulmuş tüm gelenek, görenek, örf ve adetin
ortadan kaldırılmasını amaçlayan sözleşmenin karar ve önerileri, taraf
devletleri “aile içi şiddet, tecavüz, cinsel saldırı ve diğer toplumsal
cinsiyete bağlı şiddet biçimlerinin kurbanlarına yeterli koruyucu ve destek
hizmetleri sağlamaya” çağırır, vatandaşlık hakları ve siyasal, ekonomik,
sosyal, kültürel haklar alanlarında geniş tanımlamalara yer verir (Ünkap,
2009). CEDAW taraf devletlere fiili uygulamayı değiştirmeye yönelik tüm
önlemleri alma yükümlülüğü yüklemektedir. Sözleşmede “kadınlara karşı ayrım”
kavramı birinci maddede tanımlanmış, diğer maddelerde sırasıyla yaşamın her
alanında her türlü ayrımcılığın kaldırılması amacıyla ve kadın erkek
eşitliğinin sağlanması hedefine ulaşılıncaya kadar taraf devletlere kararlı bir
eşitlik politikası izlemeleri önerilmiştir (Moroğlu, 2013). CEDAW’ın
hazırlanması aşamasında henüz kadına yönelik ev içi şiddet konusunda
farkındalık olmadığından Sözleşmede yer verilmemiştir (Ay, 2013).
Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi ve Bunlarla
Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi
Kadına yönelik şiddet, özellikle
de ev içi şiddet konusunda, uluslararası alanda bölgesel olarak hazırlanmış ilk
Avrupa Konseyi Sözleşmesi olan ve imzalayıp onaylayan ülkelere, fiziksel,
cinsel, ekonomik ve duygusal şiddet türlerini önlemek için gerekli yasal
önlemleri alma yükümlülüğü getiren “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin
Önlenmesi ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi”, uluslararası
hukukta kadına karşı şiddet ve aile içi şiddet konusunda yaptırım gücü olan ilk
sözleşme niteliğini taşımaktadır. Mayıs 2011’de Avrupa Konseyi ülkelerince
İstanbul’da imzaya açılan ve Türkiye’nin ilk imzacısı olduğu “İstanbul
Sözleşmesi” olarak bilinen “Kadına Yönelik Şiddet ve Aile İçi Şiddetin Önlenmesi
ve Bunlarla Mücadeleye Dair Avrupa Konseyi Sözleşmesi’nde kadına yönelik şiddet
bir insan hakkı ihlali ve kadına yönelik bir ayrımcılık biçimi olarak ele
alınmakta, ısrarlı takip ve zorla evlendirme gibi şiddet biçimlerine ilişkin
detaylı tanımlara ve kadına karşı şiddetle mücadele için kapsamlı bir hukuki
çerçeve oluşturmak üzere önleme, koruma, kovuşturma ve mağdur destek
mekanizmaları oluşturma politikaları konularına da yer verilmektedir; Sözleşme
hem CEDAW’ın güçlenmesine hem de CEDAW’da düzenlenen ayrımcılığın
kaldırılmasına eşitliğin sağlanmasına destek oluşturacak niteliktedir (Moroğlu,
2013).
KAYNAKLAR
Ay, N. (2013). Kadına Yönelik
Şiddet ve Aile içi Şiddetle Mücadelede Hukuki Düzenlemeler. İstanbul Barosu
Kadın Hakları Merkezi Kadın Hakları Adli Yardım Eğitim Seminerleri; 79-86.
Moroğlu, N. (2013). Kadının İnsan
Haklarına Yönelik Uluslararası Sözleşmeler. İstanbul Barosu Kadın Hakları
Merkezi Kadın Hakları Adli Yardım Eğitim Seminerleri; 27-40.
Ünkap, Ö. (2009). Türkiye’de
Namus Adına İşlenen Cinayetler: Mücadele ve Kazanımlar Kamer Örneği. Yüksek
Lisans Tezi, İstanbul Üniversitesi Sosyal Bilimler Enstitüsü Kadın Çalışmaları
Bilim Dalı. İstanbul.

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder